Yorma beni şimdi,öyle ,öyle yorgunum ki, fısıltıyla seslen adımı ,seslerden ırak kalayım ... yumuşacık salınsın sesin çekice,nazikçe dokunsun örse çekiç,üzengim titresin usulca...ninni gibi...
"nasılsın?" de ardından.Merak ettiğin için ama.Öylesine değil.geçiştirmek için değil. merakla...
Bu sefer ben umursamayım ,"hımm pardon?" ,"iyiyim ya iyi ,yuvarlanı p gidiyoruz işte" dakikalar dakikaları kovalıyor ,koşarken bana takılıyor ayağı,ben evime takılıyorum,ev işlere takılıyor,işler ayağımıza dolanmışken tam da aşk molası veriyoruz soluk soluğa...yuvarlanı p gidiyoruz...
"Sağol". ve sağ kal işte .Sağ olman yeterli zaten bir yerlerde yaşıyor olman ,kendi çarkını çeviriyor olman. karşılaşmak hiç mühim değil. Nasıl olduğumu merak edip,etmemen de öyle...
"Güle güle" ...fazla uzun sürmeyeceğini biliyorum ama ayrılırken gül enazından...yoldaki çukura takılır az sonra ayağın belediyeye bozuk atarsın nasıl olsa ya da her fırsatta müsaitsen size gelecektim diyen, evcilik oyunu kursağında kalmış ortayaş üstü komşun çıkar gelir ansızın ,resesifliğini bozar,yüzün bozulur,aldığın cd bozuk çıkar ,hava bozar ,fönün bozulur...
Bozuk atmak ve öylesine "nasılsın" demek için saatlerimizi kuralım seninle.her hafta ,bu saatlerde ,aynı yerde...
Fatma Kılıçkaya
--
Dolce Far Niente
selamlar herkese... önce belirteyim ingilizcem berbat.
sonra dolcefarniente-elif ben fundanın arki.Fatmayım. kullanımı zor geldi buranın çok. bulursan beni yardımlarını esirgeme olur mu canım
Previous PageNext Page